444 3 703

Sedef Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

 

Sedef hastalığı bir diğer adıyla psoriasis, dünya genelinde yaygın yaşanan deri hastalıklarından biridir. Belirli dönemlerde alevlenmeler ve yatışmalar ile seyreden bu hastalık ömür boyu sürerek tamamen iyileşmesi zor olan bir hastalıktır. Sedef hastalığının oluşmasına çevresel faktörler, bağışıklık sistemi ve genetik faktörler neden olabilir. Kronik olarak devam eden sedef hastalığı, uygun yöntemler uygulanarak belirtileri kontrol altına alınabilir. 

Sedef Hastalığı Nedir?

Sedef hastalığı nedir?” sorusu merak edenler için şu şekilde yanıtlanabilir:

Kronik olarak seyreden deride beyaz renkli kepeklenmeler ile kaplı kırmızılıkların oluştuğu cilt hastalığı denebilir. Sedef hastalığı çoğunlukla 15-30 yaş aralığında başlar. Kadın ve erkeklerde sedef hastalığı eşit oranda görülebilir. Hastaların %75’inde hafif olarak seyrederken, %15 inde şiddetli alevlenmeler ile belirtilerini gösterir. Sedef hastalığının oluşmasına çevresel faktörler, bağışıklık sistemi ve genellikle aile de sedef hastalığı öyküsü bulunması neden olur. 

Derinin kendisini yenilemesi gerekir. Cildin kendini yenileme süresi normalde 3-4 hafta olması gerekirken sedef hastalarında bu süre 3-4 güne kadar inebilir. Sedef hastalarında bu derinin kendini yenileme durumunun çok kısa sürede tekrarlaması nedeniyle vücudun kendi dokularına karşı geliştirdiği sedef hastalığına özgü pullanmalar ve kırmızı plakalar oluşur. Pullanmalar ve kırmızı lekeler çoğunlukla kafa derisi, dizlerde, dirseklerde ve sırtta görülür. Fakat ağır vakalarda vücudun büyük bir bölümünde de ortaya çıkabilir.

Sedef Hastalığı Neden Olur?

Sedef hastalığı neden olur?” sorusu da merak edilenler arasında. Yapılan çalışmaların sonucuna göre genetik, çevresel ve bağışıklık sistemi gibi faktörlerden kaynaklı olarak gelişir.  Hastalığın genetik yatkınlığı olsa da her aile bireyinde görülmeyebilir.  Sedef hastalığı otoimmün bir hastalıktır. Normalde yabancı mikroorganizmalar ile mücadele eden hücreler kişinin kendi doku hücrelerini sentezleyerek sedef hastalığı semptomlarını oluşturur. Genetik faktörler dışında sedef hastalığının oluşmasını tetikleyici bazı faktörler aşağıdaki şekilde olabilir:

  • Cilt ve boğaz enfeksiyonları,
  • Fiziksel deri travmaları,
  • Aşırı alkol ve tütün ürünlerinin kullanımı,
  • Stres,
  • Güneş yanıkları,
  • Bazı hastalıkların (kalp, tansiyon, astım ve sıtma gibi) tedavisinde kullanılan ilaçlar, 
  • Hava kirliliği.

 

Sedef hastalığı çocuklarda yetişkinlere göre çok daha nadir görülür. Semptomlar daha ince, hafif ve daha kaşıntılı olur. Sedef hastalığına ek bazı sağlık sorunlarının da yaşanabileceği düşünülerek hastalığın tedavisinin düzenli ve doğru yapılması çok önemlidir. 

Sedef Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Sedef hastalığı belirtileri türlerine göre farklılık gösterebilir. Fakat en tipik belirtisi beyaz renkli kepeklenmeler ile kaplı kesin sınırlı kaşıntılı ve ağrılı kırmızılıkların oluşmasıdır. Bu lezyonlar özellikle diz, dirsek, kafa derisi ve sırtta görülür. 

Sedef hastalığı bazı durumlarda sadece tırnakta tutabilir. Bu durumda belirtiler toplu iğne başı büyüklüğünde çukurcuklar oluşarak tırnağın kalınlaşması, boşalması veya sarı renge dönmesi olabilir. Sedef hastalığı nadir de olsa eklemlerde de tutabilir bu durumda ise eklemlerde şişlik ve ağrı ortaya çıkar. İlerleyen dönemde eklemlerde sertlik ve hareketlerde kısıtlanma yaşanarak artrit oluşabilir. 

Sedef hastalığı yalnızca deriyi etkilemez. Özellikle erken yaşlarda başladığında kalp ve damar sistemi hastalıkları, diyabet ve obeziteye de yol açabilir. Bu nedenle hastalığın belirtileri takip edilerek erken dönemde tedaviye başlanması başka hastalıkların oluşmasını önlemek ve takibini yapmak açısında önemlidir. 

Sedef hastalığının belirtileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
 

  • Diz, dirsek, kafa derisi, sırt, boyun ve genital bölge gibi vücudun birçok bölgesinde çıkabilen keskin sınırları olan döküntülü kırmızılıklar,
  • Eklemlerde şişlik ve ağrılar,
  • Kafa derisinde görülmesine bağlı oluşan saç dökülmeleri,
  • Tırnakta oluşabilen minik çukurcuklar, kalınlaşma veya sarı renge dönme,
  • Deride şiddetli kaşınma, 
  • Deride oluşabilen yaralar ve çatlaklar,
  • Bazı sedef hastalarında kalp damar hastalıkları, obezite veya diyabet.

Sedef Hastalığı Türleri Nelerdir?

Sedef hastalığının türlerine göre belirtileri de değişir. Bu türler aşağıdaki gibi sıralanabilir: 

Plak Tipi Psoriasis: Sedef hastalığından en sık görülen türdür. Vücudun herhangi bir bölümünde ortaya çıkabilen döküntülü ve kırmızılı plaklardan oluşur. Bu plaklar ağrılı ve kaşıntılı olabilir.

Invers Psoriasis: Bu tür nemli bölgelerde oluşma özelliğinden dolayı kepeklenme olmadan kızarıklık ve kızarıklığa yol açar. Bu lezyonlar koltuk altı, göğüs altı, kasık gibi kıvrım yerlerinde görülür. 

Tırnak Psoriasis: Sedefin tırnağa yerleştiği bu türde tırnakta kalınlaşma, çukurlar ve renk değişikliği görülebilir.

Psoriasis Artrit: Hastalığın eklemde tutulduğu türüdür. Eklemlerde şişlik ve ağrı oluşturarak artrite neden olur.

Eritrodermik Psoriasis: Kaşınan ve yanan kızarıkların tüm vücudu kaplamasıyla oluşur. En az rastlanan sedef hastalığı türüdür

Sedef Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?

Sedef hastalığı için tanı fiziksel muayene ve biyopsi sonucu konulur. Sedef hastalığı egzama, vitiligo gibi hastalıklarla karıştırılabilir. Bu nedenle dermatoloji uzmanı tarafından gerçekleştirilen fiziksel muayenede yapılan incelemeler sonucu sedef hastalığı olup olmadığı anlaşılabilir. Şüpheli durumlarda ise ayırt edebilmek adına deri biyopsisi alınarak kesin tanı konulur. 

Sedef Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır? 

Sedef hastalığı tedavisi hastalığın türü ve şiddetine bağlı olarak farklılık gösterir. Uygun tedavi yöntemleri uygulandığında hastalık tamamen iyileşmese de uzun süreli iyilik halı sağlanarak hastaların hayat kalitesi normal seviyelere ulaşabilir. Tedavi dermatoloji uzmanının reçete edeceği topikal kremler, nemlendirici kremler, sistematik kullanılan haplar, sedef hastalığı ilacı ve iğneler ile sağlanabilir. 

Bunun yanı sıra şiddetli sedef hastalığı vakalarında fototerapi yöntemi ile tedavi gerçekleştirilebilir. Fototerapi yönteminde hasta doktor gözetimi altında düzenli ultraviyole ışınlara maruz bırakılır. Bölgesel uygulamalar ile birlikte tüm vücut için kabin şeklinde cihazlar kullanılabilir. Fototerapi yöntemi uygulanırken bazı sistematik ilaçlar ve topikal kremler tedaviye eklenerek kombine bir tedavi uygulanır. 

Sedef Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Sedef hastalığı nasıl geçer?” sorusuna verilebilecek yanıtlardan biri de beslenmedir. Sedef hastaları için özel olarak hazırlanmış diyet tedavisi yoktur. Fakat semptomların artmasına neden olan besinler ve belirtileri azaltacak olan besinler belirlenerek buna göre bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. 

Sedef hastalarının beslenme düzeni belirtilerin azalması açısından önemlidir. Sedef hastaları meyve, sebze ve balık tüketimine önem vermelidir. Mevsim meyveleri ve sebzeleri antioksidan özelliği ile iltihabı azaltıcı etki oluşturabilir. Karnabahar, lahana, brokoli, roka, ıspanak, çilek, kiraz, üzüm ve koyu renkli meyvelerin tüketilmesi önerilebilir.  Sedef hastalarının yağ bakımından zengin balıkları tüketmesi de tavsiye edilir. Bunun yanında kalp dostu zeytinyağı ve Hindistan cevizi yağları da iltihabı azaltabileceğinden dolayı önerilir.  Sedef hastalarının doymuş ve trans yağlar, nişasta ve şeker içeren hazır gıdaları tüketmesi durumunda hastalığın belirtileri tetiklenebilir. Pastırma, sucuk gibi işlenmiş gıdalardan ve hayvansal yağlardan uzak durulmalıdır. Her sebze de sedef hastalığına iyi gelmeyebilir. Özellikle patates, domates, patlıcan ve biberin iltihaba neden olabileceğinden dolayı tüketilmesi önerilmez. 

“Sedef hastalığı geçer mi?” diye merak ediyorsanız bu hastalığın tamamen iyileşebilecek bir hastalık olmadığını bilmelisiniz. Ancak uygulanan tedaviler ile semptomlar azaltılarak hayat kalitesi artırılır. 

Sedef hastalığı bulaşıcı değildir.

Eritrodermik türü sedef hastalığı sürekli kepek dökülmesinden kaynaklı protein kaybı oluşturur. Oldukça ağır olan bu türde kalp damar sorunları ve enfeksiyon gibi sonuçlar ortaya çıkarabileceği için hastalarda ölüm tehlikesi oluşturabilir. Bunun dışında tüm vücudu kaplayarak irinli yaralar oluşturan püstüler sedef de ölümcül risk taşıyabilir. 

Sedef hastalığına iyi gelebileceği, kulaktan duyma bir sürü şifalı su ve bitki olduğu söylenir. Bu yöntemlerin tedavide bir faydası olmadığı yapılan araştırmalar sonucunda görülmüştür. Aksine bu yöntemler sedef hastalığında telkin etkisi oluşturabileceğinden zararlı olabilir. Mutlaka doktor kontrolünde tedavi uygulanmalı geleneksel yöntemlerden vazgeçilmelidir.

Web ve Tıbbi Yayın KuruluGüncellenme Tarihi: 03.04.2023 00:00Yayınlanma Tarihi: 03.04.2023 00:00
Yorum Ekle


KATEGORİLER