444 3 703

Görmezden Gelinen Tehlike: Metabolik Sendrom Nedir?

 

Günümüzde giderek artan bir sağlık sorunu haline gelen metabolik sendrom obezite, yüksek kan basıncı, yüksek kan şekeri düzeyleri ve yüksek trigliserid gibi faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir kombinasyondur. Bu sendromun ortaya çıkmasıyla birlikte kalp hastalığı, diyabet ve diğer ciddi sağlık sorunları riski de artar. Metabolik sendromun tam olarak neden ve nasıl oluştuğu hala tam olarak anlaşılamamış olsa da yaşam tarzı faktörlerinin büyük etkisi olduğu bilinmektedir. İşte metabolik sendrom hakkında bilinmesi gerekenler:

Metabolik Sendrom Nedir?

“Metabolik sendrom nedir?” diye merak ediyorsanız metabolik sendromun bir dizi kalp damar hastalığı risk faktörünün bir araya geldiği bir rahatsızlık grubunu tanımladığını bilmelisiniz. Dünya genelinde yaşam tarzındaki değişiklikler nedeniyle salgın boyutlara ulaşmakta ve ateroskleroza bağlı kalp damar hastalıkları sıklığını artmakta. Metabolik sendrom özellikle aşırı kilolu ve bel çevresi geniş olan bireylerde görülür ve kalp hastalıkları, hipertansiyon ve diyabet gibi sağlık sorunlarının öncüsüdür. Bu durum hem dünyada hem de Türkiye'de yaygındır. Metabolik sendromu olan hastalar kan damarlarındaki sertleşme ve tıkanma nedeniyle inme ve kalp krizi riskinde artış yaşar. Ülkemizde 60-69 yaş arası insanların %62'sinde metabolik sendrom tespit edilmiştir ve bu kişilerin çok sayıda doktora başvurması ve her gün birden fazla ilaç alması gerekir.

Metabolik Sendrom Belirtileri Nelerdir?

Metabolik sendromun bazı ayırt edici belirtileri vardır. Metabolik sendrom belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Bel çevresinin genişlemesi: Bel çevresi genişliği metabolik sendromun önemli bir göstergesidir. Erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm üzeri bel çevresi metabolik sendroma işaret eder.
  • Yüksek kan basıncı: Arterlerdeki kanın dolaşım sırasında uyguladığı basınç olan kan basıncının yüksek olması metabolik sendromun bir belirtisi olabilir.
  • Yüksek kan şekeri seviyeleri: Normalden yüksek kan şekeri seviyesi tip 2 diyabet riskini gösterir ve bu da metabolik sendrom ile ilişkilidir.
  • Yüksek trigliserid seviyeleri: Kan dolaşımında bulunan yağ molekülleri olan trigliseridlerin yüksek seviyesi metabolik sendromun bir belirtisi olarak kabul edilir.
  • Düşük HDL (iyi kolesterol) değerleri: Kalp sağlığı için esas olan iyi kolesterol olarak adlandırılan HDL'nin düşük seviyeleri metabolik sendromun bir göstergesi olabilir.

Metabolik Sendrom Kimlerde Görülür?

Peki metabolik sendrom kimlerde görülür?  Metabolik sendromun ortaya çıkmasıyla ilişkili bazı risk faktörleri mevcuttur. Genellikle obezite, yaşlanma, diyabet ve çeşitli hastalıklar nedeniyle bu risk faktörlerine sahip olan kişilerde görülür. Bu sendrom dünya genelinde ve ülkemizde sık rastlanan bir durumdur ve erkeklerden ziyade kadınlarda daha yaygındır. Ayrıca aşırı kilolu ya da obez kategorisinde yer alan bireylerde de sıklıkla karşılaşılır. Hareketsiz bir yaşam süren ve dengesiz beslenme alışkanlıkları olan kişilerde, yoğun sigara tüketenlerde, stres ve depresyon sonucu aşırı yeme bozukluğu geliştirenlerde bu sendrom daha erken yaşlarda görülebilir. Kadınlarda metabolizmanın daha yavaş olması nedeniyle obeziteye daha sık rastlanır. Şehir hayatının getirdiği yoğun iş temposu ve egzersize zaman ayıramama durumu kadınlarda obezite sorununu arttırabilir ve metabolik sendromun belirtilerini tetikleyebilir. Masa başında çalışanlar, yüksek tansiyonu olanlar, bel çevresinde aşırı yağlanma olanlar, diyabet hastaları veya aile bireylerinde diyabet öyküsü bulunanlar metabolik sendrom için daha fazla risk taşır.

Metabolik Sendrom Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Metabolik sendroma sahip bireylerde kalp-damar hastalıkları sıkça görülürken hayati tehlike oranları da artar. Kan şekeri seviyesi diyabet sınırında bile olmasa ilerleyen dönemlerde diyabet geliştirme ihtimalleri yüksektir. Bu nedenle bu kişilerin sağlık sorunları ve hastalıkları doğru bir biçimde teşhis edilmeli ve tedavi edilmelidir. Metabolik sendrom tarafından tetiklenen hastalıklar ve komplikasyonlar aşağıdaki gibidir:

  • İnsülin direnci
  • Obezite
  • Diyabet
  • Yüksek tansiyon
  • Kanser hücrelerinin artışı
  • Böbrek hastalıkları
  • Kalp-damar hastalıkları
  • Karaciğer yağlanması
  • Kan pıhtılaşma riskinin artması
  • Depresyon ve diğer psikolojik problemler

Metabolik Sendrom Tanısı Nasıl Konur?

Hastalığın belirlenmesi için göz önünde bulundurulması gereken bazı metabolik sendrom tanı kriterleri bulunur. Bir kişinin kilosu, yaşı ve aile üyelerinden birinde daha önceden bu sendromun görülmesi gibi durumlar kişinin takip edilmesini gerektirir. Ek olarak kişinin sahip olduğu bazı hastalıklar da etkili olabilir. Obezite ve diyabet gibi rahatsızlıklara bağlı olarak gelişebildiğinden bu hastalıkların kontrolünün yapılması önemlidir. Metabolik sendromun belirlenmesi ve tanılanmasında dikkate alınan ve önemi olan faktörler aşağıdaki gibidir:

  • Bel bölgesinin fazla yağlı ve geniş oluşu
  • Kan şekeri seviyesinin yüksekliği
  • Yüksek tansiyon
  • Kan lipid değerlerinin normalin üzerinde olması
  • Obezite
  • İnsülin direnci

Metabolik Sendrom Tedavisi

Tedavi sürecinde ilk hedef genellikle başka sağlık sorunlarının meydana gelmesini engellemektir. Komplikasyonları tetikleyen unsurları azaltmak ve bu durumları önlemek tedavinin önemli bir parçasıdır. Tedavi çoklu aşamalar halinde gerçekleştirilir. Başlangıçta uzman bir doktor genellikle bireyin yaşam tarzını değiştirmesini ve beslenme düzenini yeniden düzenlemesini önerir. Bu yöntemler başarısız olduğunda ilaç tedavisine geçilebilir. Kişisel risk faktörlerini minimize etmek için çoğunlukla yaşam tarzında birtakım değişiklikler yapılmalıdır. Birey aktif bir yaşam sürmeyi benimsemeli ve düzenli egzersiz yapmalıdır. Aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının değiştirilerek sağlıklı beslenme uygulanmalıdır. Metabolik sendrom tedavisinde kullanılacak yöntemlerden bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Hasta düzenli bir egzersiz programına katılarak enerji harcamasını arttırabilir ve kan lipid değerlerini düşürerek ekstra kilolarından kurtulabilir. Kişi doktorun tavsiye ettiği programa uygun hareket etmelidir.
  • Sigara ve alkol tüketimi kaçınılması gereken kötü alışkanlıklardır. Sigara kullanımı kalp krizi riskini artırabilir ve kolesterol seviyelerini etkileyebilir. Bu yüzden sigarayı bırakmak önemlidir. Aynı şekilde alkol tüketimi metabolik sendromu tetikleyebilir, bu yüzden alkol içeren içeceklerden uzak durmak önerilir.
  • Metabolik sendrom tedavisi için metabolik sendrom ilaçları kullanılabilir. Eğer yaşam tarzı değişiklikleri belirgin bir iyileşme sağlamazsa doktor ilaç tedavisini düşünebilir. Özellikle vücut kitle indeksi 30 ve üzeri olan kişilerde ilaç tedavisi önerilebilir.
  • Mide küçültme ameliyatları da metabolik sendrom tedavisinde bir seçenek olabilir. Ancak bu ameliyatlar doktorun tavsiyesine ve kişinin tercihine bağlı olarak yapılmalıdır.
  • Metabolik sendromu önlemek için bazı adımlar atılabilir. Öncelikle uygun kiloda olduğunuzdan emin olmanız gerekir. Sağlıklı bir kiloya sahip değilseniz kilo vermek ve uygun kiloyu korumak önemlidir. Haftada en az üç gün tempolu egzersiz yapmak da faydalı olacaktır.
  • Tuz tüketimini azaltmak da metabolik sendromun önlenmesinde etkili olabilir. Günde 4-5 gramdan fazla tuz tüketmemeye özen göstermek önemlidir. Bel çevresini takip etmek de sağlıklı bir yaşam için önemlidir.
  • Kan basıncını düzenli olarak kontrol ettirmek ve hipertansiyonun erken teşhis edilmesi önemlidir. Metabolik sendrom veya risk faktörleri varsa tedaviye başlamak için tıbbi yardım almak gerekmektedir. Erken tedavi kalp hastalığından korunmada etkili bir yöntemdir.

Metabolik Sendrom Nasıl Önlenir?

Metabolik sendrom tedavisi etkili olabilmesi için risk faktörlerinin bir bütün olarak ele alınması gerekir. Önleme konusunda atılabilecek adımlar aşağıdaki gibidir:

  • Sağlıklı bir kiloya sahip olduğunuzdan emin olun. Eğer sağlıklı bir kiloda değilseniz kilo vermek için çaba harcayın ve uygun kiloda kalmaya dikkat edin. Her 10 kilo kaybettiğinizde kan basıncınız 10 mmHg düşecektir.
  • Haftada en az 3 gün her seferinde en az 45 dakika süren tempolu ve düzenli egzersiz yapın.
  • Tuz tüketimini azaltın. Günde toplamda 4-5 gramdan fazla tuz tüketmeyin. Bel çevrenizi takip edin. Unutmayın ki bel çevresi sadece estetik bir ölçü değil, aynı zamanda sağlık
  • durumunuzun da bir göstergesidir.
  • Kan basıncınızı düzenli olarak kontrol ettirin hatta mümkünse kendiniz de ölçüm yapmayı öğrenin. Hipertansiyon genellikle sessiz bir hastalıktır bu nedenle tedaviye geç başlamaktan kaçının.
  • Tıbbi yardım alın. Metabolik sendrom veya bu sendroma neden olan herhangi bir risk faktörü genellikle tıbbi tedavi gerektirir. Özellikle ailede kalp hastalığı veya diyabet öyküsü varsa mümkün olan en kısa sürede tıbbi yardım almak önemlidir. Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolün erken tedavisi kalp hastalığından korunmanın en etkili yollarından biridir.

Metabolik sendrom genellikle yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir ve hatta tersine çevrilebilir. Diyet ve egzersiz metabolik sendromun yönetimi için en önemli unsurlardır. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite kan basıncını düşürmeye, kan şekeri seviyesini kontrol etmeye, kilo vermeye ve genel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bazı durumlarda doktor ilaç tedavisi önerebilir. Bu ilaçlar genellikle belirtileri kontrol ederken temel soruna da müdahale eder. Metabolik sendrom kronik bir durum gibi görünse de uygun tedavi planıyla semptomlar minimize edilebilir hatta tamamen ortadan kaldırılabilir.

Katı yağlar mümkün olduğunca tüketilmemelidir ve sıvı yağlar tercih edilmelidir. Ayrıca lif içeriği yüksek olan gıdaların tüketimi artırılmalı ve kabızlığa yol açabilecek gıdalardan kaçınılmalıdır. Karbonhidrat tüketimi de azaltılmalıdır. Sebzeler arasında brokoli, taze fasulye, yeşil yapraklı sebzeler ve enginar ön planda olmalıdır. Ayrıca karnabahar, ıspanak, bezelye mantar, nohut ve kuru fasulye gibi besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.

Metabolik sendromun artış gösterme nedenleri genellikle düzensiz ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı ve genetik faktörlerdir. Bu durum vücuttaki enerji metabolizmasının düzgün çalışmamasına ve yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, fazla vücut yağı ve anormal kolesterol seviyeleri gibi sağlık sorunlarına yol açar. Metabolik sendrom riskini artıran diğer faktörler ise sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, stres, uyku bozuklukları ve bazı ilaçların kullanımıdır.

Eğer metabolik sendrom tedavi edilmezse kalp ve damar hastalıkları, kalp krizi ve felç geçirme olasılığı ciddi şekilde artabilir. Ayrıca hipertansiyon, insülin direnci, tip 2 diyabet gibi sağlık sorunları da gelişebilir ve en geç 7 yıl içinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir.

Metabolik sendrom tedavisi genellikle bir endokrinoloji uzmanı tarafından gerçekleştirilir çünkü bu durum vücudun endokrin sistemini etkiler. Ancak aile hekiminiz de metabolik sendromu yönetmede önemli bir rol oynayabilir ve başlangıçta ona danışmanız faydalı olabilir.

Web ve Tıbbi Yayın KuruluGüncellenme Tarihi: 04.09.2023 14:38Yayınlanma Tarihi: 04.09.2023 14:34
Yorum Ekle


KATEGORİLER