444 3 703

3. Kocaeli Bariatrik Cerrahi Çalıştayı ile İlgili Uzmanlardan Obezite Hakkında Açıklamalar


22 Ekim 2022 tarihinde Türk Obezite Cerrahisi Derneği ve Kocaeli Üniversitesi ortaklığıyla 3. Kocaeli Bariatrik Cerrahi Çalıştayı gerçekleştirildi. 100’den fazla katılımcının yer aldığı 3. Kocaeli Bariatrik Cerrahi Çalıştayı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans salonunda yapıldı. Obezitenin tedavi edilmesinde kullanılan yeni uygulamalar ve etik konuların ele alındığı toplantıda temel konuların işlendiği konferanslar ile 1 panel gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen alanında uzman doktorların konuşmalarından sonra da 2 canlı ameliyat yapıldı.

Bu önemli toplantının düzenleme kurulu başkanlığını, İFSO (Uluslararası Obezite cerrahisi dernekleri federasyonu) Türkiye temsilcisi ve TOSS (Türk Obezite Cerrahisi Derneği) yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin gerçekleştirdi.

Akademik düzeyde birçok ismin katıldığı çalıştayda Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, TOSS (Türk Obezite Cerrahisi Derneği) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Taşkın ve Büyük Anadolu Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Yakup Yönten konuşmalarıyla yer aldılar.

Prof. Dr. Mustafa Şahin

İFSO (Uluslararası Obezite cerrahisi dernekleri federasyonu) Türkiye temsilcisi

TOSS (Türk Obezite Cerrahisi Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi

 

“Vücut kitle endeksinin yüksek olması, birçok hastalığı beraberinde getirmektedir.”

Metabolik cerrahi ile obezitenin farklı konular olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Şahin “Metabolik cerrahi ve obezite aslında 70 yıllık bir geçmişe sahip. Ancak son 20 yıldır Türkiye’nin gündeminde. Obeziteyi vücut kitle endeksinin % 30’un üzerinde olması ya da vücuda zarar verecek oranda yağ birikmesi şeklinde ifade ediyoruz. Metabolik cerrahi ise obez veya diyabet olan ya da yalnızca diyabet olan hastaları kapsayan bir durum. Bu nedenle bu 2 grubu birbirinden ayırmak lazım. Obezite cerrahisinde genel olarak bugüne dek vücut kitle endeksi yüzde 30’un üzerinde olan 18 yaş ve üzeri hastalara ameliyatlar yapıyorduk. Ancak çeşitli konseylerde alınan kararlar neticesinde ileri derecede kilosu olan ya da tip2 diyabeti bulunan çocuk hastalara da artık ameliyat yapabiliyoruz. Bu ameliyatın kararını da bir endokrinoloji uzmanı, bir pediatrist, bir psikiyatrist ve bir genel cerrah veriyor.” dedi.

Sözlerine devam eden Şahin, “Vücut kitle endeksinin yüksek olması birçok hastalığı beraberinde getiriyor. Bu hastalıkların başında da hipertansiyon, eklemlerdeki artrozlar ve dejenerasyonlar, tip2 diyabet geliyor. Bu hastalıkların tedavisi için de çeşitli girişimler yapılıyor. Üstelik Türkiye, bu konuda yapılan uygulamaların en başarılı şekilde gerçekleştirildiği ülkelerin başında geliyor.” dedi.

“Kilo, tek başına etkili bir faktör değil."

Bir hastaya obezite teşhisinin konulmasında birçok faktörün etkili olduğunu belirten Şahin, “Kilo, tek başına etkili bir faktör değil. Hastanın boyu da önemli. Boy ve kilo oranı 30’un üzerinde olan hastalara obez diyoruz. Ancak ameliyat için vücut kitle endeksinin %35’in üzerine geçmesi gerekiyor ve beraberinde bazı hastalıkların da olması gerekiyor. Yahut herhangi bir hastalık olmaksızın vücut kitle endeksinin %40’ın üzerine çıktığı durumlar da olabiliyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı gerçekten çok önleyici tedbirler alarak obezite ameliyatı ve metabolik cerrahiye büyük destekler veriliyor. Bu hususta da Sağlık Bakanlığı ödemeleri artırdı ve bu anlamda ameliyatları teşvik ediyor.” dedi.

Şahin sözlerine şu şekilde devam etti: “150 santimetre boyunda olan biri için 100 kilo çok yüksek bir kilodur fakat 190 santimetre boyundaki bir insan için normal bir kilodur. Örnek vermek gerekirse ortalama 1.70 veya 1.75 boylarında olan ve 105 kiloyu aşan herkes aşağı yukarı cerrahi sınıra girmiş oluyor. Tabi hastalarımız genellikle 130-140 kilo bandında oluyor. Ancak 289 kiloya kadar olan hastaları da ameliyat ettim. Üstelik çok etkili ve güzel sonuçlar aldım. Yani 105-110 kilodan sonrası cerrahi için uygun bir endikasyon oluşturuyor. Genellikle 18 yaş ve üzeri hastalara bakıyoruz fakat bugüne kadar az sayıda da olsa 12 yaş üstü hasta aldığımız da oldu. Fakat bunların komisyonlar ve konseyler tarafından kararlaştırılmış olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Bugün için dünyada yapılan ameliyatların %60’ı tüp mide ameliyatıdır.”

Obezite tedavisinde uygulanan yöntemlere de değinen Şahin, “Günümüzde en yaygın olarak mide küçültme ameliyatı yapılıyor. Çok kolay ve kısa süren bir ameliyat. Vücut için çok kalıcı olumsuz etkileri de yok. Ayrıca geri döndürülebilmekte ve başka ameliyat tekniklerine de çevrilebilmekte. Bugün için dünyada yapılan ameliyatların %60’ı tüp mide ameliyatıdır. Fakat şunu da ifade edeyim, uygun hastaya uygun tekniğin seçilmesi gerekiyor. Gastrik Bypass ameliyatı, tüp mide ameliyatı, mide botoksu, mide balonu gibi teknik ve uygulamaları da başarılı şekilde uygulamaktayız. Bu noktada hasta seçimi önemli” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Taşkın

TOSS (Türkiye Obezite Cerrahisi Derneği) Başkanı

“Türkiye’de yapılan ameliyatlar Avrupa’yı geçmiş durumda.”

Türkiye Obezite Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Taşkın, “Türkiye’de yapılan ameliyatlar Avrupa’yı geçmiş durumda. Maliyet ve hastana donanımları Avrupa’ya göre daha iyi olduğu için Avrupa’dan pek çok hasta Türkiye’ye gelmeyi tercih ediyor. Bu nedenle sağlık sektörümüzün bel kemiği obezite ameliyatları yapan cerrahlar ile plastik cerrahlar” diye konuştu.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk

“Bizim işimiz tecrübe ile sabit”

Obezitenin önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, “Bu türden konuların işlendiği çalıştaylar ile obezite hastalığıyla ilgili farkındalık yaratmak istiyoruz. Ayrıca obezite cerrahisinin her hasta için uygulanmadığını ve uygulanması gereken hastaların da doğru seçilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.” dedi.

Sözlerine devam eden Cantürk, “Bizim işimiz tecrübe ile sabit, tecrübe ile her geçen gün daha başarılı çalışmalara imza atma imkânımız oluyor. Bu alanda tecrübeli kişilerin tecrübelerine saygı duymak gerekiyor ve bu nedenle bu kişileri böyle sempozyumlar ile bir araya getiriyoruz” diye konuştu.

Cantürk, “Obeziteyi beslenme ve egzersiz rutini ile kontrol altına almaya çalışıyoruz. Ancak bazen bunu uygulamada başarısız olabiliyoruz. Bu türden vakalarda da cerrahi tedavi uygulamak gerekiyor. Uygulanan bu cerrahi tedavi yöntemleri ile ilgili zaman zaman bir takım etik problemler ile karşılaşılabiliyor. Bu nedenle etik konuları masaya yatırarak meslektaşlarımızın bu konuda bilgilenmesine katkıda bulunmak ve obezite cerrahisinin hangi hastalar için uygun olduğunu netleştirmek istiyoruz. Üniversitemizde bu ameliyatları sevgili Doç. Dr. Ata Güler yapıyor. Ancak 3’üncüsünü düzenlediğimiz bu sempozyumla hem kendi bilgilerimizi hem de meslektaşlarımızın bilgilerini yenilemek amacıyla Türkiye’de obeziteyle ilgili duayen ve doktor arkadaşlarımızı toplantıya davet ettik. Bu vesileyle tecrübelerini bizimle paylaşıyorlar. Ayrıca İspanya ve Mısır’dan canlı bağlanan ve kendi tekniklerini bizimle paylaşan iki uzmanımız daha var. Bu vesileyle onlarda yapılanlar ile bizimkileri karşılaştırıyoruz” dedi.

Büyük Anadolu Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Yakup Yönten


“Obezite birçok hastalığı beraberinde tetikleyebilen ve toplumun genel sağlık yapısını bozabilen bir hastalıktır.”

Çalıştayla ilgili görüşlerini aktaran Op. Dr. Yakup Yönten “Çağımızın hastalığı haline gelen ve tüm dünyanın en büyük ortak sağlık sorunlarından olan obezite hastalığının ve tedavi seçeneklerinin ülkemizin kıymetli hocalarının bulunduğu bu gibi oturumlarda ele alınması büyük bir adımdır. Obezite birçok hastalığı beraberinde tetikleyebilen ve toplumun genel sağlık yapısını bozabilen bir hastalıktır. Gastrik Bypass ameliyatı, tüp mide ameliyatı, mide botoksu, mide balonu gibi bariatrik cerrahi imkanlarının gelişmesi ile obezite hastalığına tedavi imkanları oluşması ve bu gibi akademik yaklaşımlarla süreçlerin pekişmesi çok kıymetlidir.” dedi.

Sözlerine “Büyük Anadolu Sağlık Grubu olarak, obezite ameliyatlarının 80’li yıllarda Türkiye’ye getirilmesinde ve teknik imkân kurgusunun geliştirilmesinde büyük destekler sağladık.” diye devam eden Op. Dr. Yakup Yönten “Sağlık sektörünün gelişimine, toplumumuzun sağlığına pozitif etki edecek çalışmalara katkı sağlamak değişmez hedeflerimiz arasında.” diyerek sözlerine son verdi.

Yorum Ekle


KATEGORİLER